EĞİTİM YAKLAŞIMIMIZ

Eğitim yaklaşımımızda disiplinler arası öğrenme temel alınmaktadır. Bu doğrultuda her bir atölye programı diğer atölye içerikleriyle ilişkilendirilmekte ve programlar bir bütün olarak ele alınmaktadır. Disiplinler arası öğrenme yaklaşımında çerçevesinde uygulama ağırlıklı gerçekleştirilen etkinliklerde her bir katılımcının etkin olması sağlanmaktadır. Uygulama süreci kadar zihinsel süreçlerinde etkin olması için katılımcılar sürekli sorgulama, problem çözme ve araştırma amaçlı yönlendirilmektedir. 

Öğrencilerde sürekli gelişimi desteklediğimiz gibi eğitim içeriğimizde de sürekli olarak araştırma-geliştirme, eğitim alma, yenilikleri takip etme ve yeni atölye çalışmaları yapmaktayız. 

Eğitim stratejimiz her öğrencinin bireysel özelliklerinin belirlenerek üst düzey öğrenmelere sahip olması, bu özelliklerin ve gelişimlerinin takip edilmesi, eğitim uygulamalarında zihinsel belirsizlikler yaşatarak bilişsel süreçlerin etkin kullanımı, basitten karmaşığa doğru ilerleme, öğrencinin kendisinin üretme ve bilgiye ulaşması, eğitimcilerin rehber ve zihinsel süreçleri karıştıran bir rolde olmaları, her öğrencinin aktif bir şekilde kendi fikir ve tasarılarını öğrenme sürecine dahil etmeleri, işbirliği içinde çalışmaları, araştırma ve geliştirme süreçlerini tüm süreçte devam ettirmeleri temellidir.

  • Yapılandırmacılığa uygun olarak öğrencilerin etkileşimde bulundukları yakın çevreleri; okul ortamı ve okul dışı sosyo-kültürel alanları kapsamaktadır. Sosyokültürel alan, öğrenciler için günlük yaşamlarını sürdürmekte oldukları mekanlar ve bu mekanlar içerisinde sosyal çevreyle etkileşim biçimlerini ifade eder. Dünyada fen eğitimi, tüm yaşamı kapsaması açısından yapılandırmacılık ve sosyokültürel alana doğru yönelim gösterdiği ileri sürülmektedir (Phipps, 2010). Okul dışı öğrenme de sosyokültürel alan içerisinde belirli bir programa dayandırılmayan, bireyin kendi kararları ve çabalarıyla gerçekleşen öğrenme yaşantılarını ifade etmektedir.

    Yaşam süresince öğrenilen bilgilerin büyük bölümünü kapsayan okul dışı öğrenmede; eğitim alanlarının çeşitliliği, sosyal etkileşim ve yaparak-yaşayarak öğrenme öne çıkmaktadır. Bell ve arkadaşları (2009) tarafından hazırlanan yukarıdaki grafikte de okuldaki öğrenmelerinin devam ettiği yaşam dönemlerinde de okul dışı öğrenme alanlarının da büyük bir zaman aralığını kapsadığı görülmektedir. İlerleyen yıllarda ise örgün eğitimin etkisinin giderek azaldığı ve okul dışı öğrenmenin yaşam içinde daha fazla etkili olduğu görülmektedir. Grafikten çıkarılan diğer bir sonuç ise tüm yaşam boyu öğrenilen bilgilerin %31’ nin okulda %69’ nun ise okul dışında kazanılmasıdır. 

    Okul dışında öğrenme yaşam boyu olgusu içerisinde, bireyin bulunduğu her yerde gerçekleşebilecek eğitim türünü ifade etmektedir. Okul dışı öğrenme, günlük yaşam içerisinde sosyal etkileşimler ve bireyin çabaları ile gerçekleşmektedir. Bu şekilde gerçekleşen öğrenme, öz yönelimli öğrenme, rastlantısal öğrenme ve sosyal öğrenme olmak üzere üç farklı yaklaşım ele alınmaktadır (Schugurensky, 2000). Sosyal öğrenmede toplumun sahip olduğu değerlerin, tutumların ve davranışların öğrenilmesi söz konusudur. Birey model davranışları, yaşantısı içerisinde görerek öğrenir. Toplumsal değerler, ahlak kuralları ve sosyal beceriler bu şekilde kazanılır. Rastlantısal öğrenme de önceden yapılan bir plan yoktur, birey yaşadıklarıyla öğrenir ve öğrenmelerinin kendisinde meydana getirdiği değişiklikleri fark eder. İçinde bulunduğu ortamdan hedefine uygun olarak elde ettiği kazanımlar bu tür öğrenme ile gerçekleşir. Buradaki rastlantı kavramı bireyden değil, içinde bulunduğu ortamda geçireceği yaşantılardan kaynaklanır. 

    Öz yönelimli öğrenme de ise öğrenci, bireysel veya bir grubun parçasıdır ve öğrenme süreci bir eğitimci rehberliğinde gerçekleşmektedir. Eğitimci bu süreçte öğretmen değil kaynak kişi veya rehber rolündedir. Özellikle okul yıllarında gerçekleşen okul dışı etkinlikleri kapsayan öğrenme yaşantıları öz yönelimli olarak gerçekleşmektedir. Bu yıllarda okul öğrenmeleri ile okul dışı ortamlarda gerçekleştirilen öğrenme yaşantılarının uyumluluk göstermesi önemlidir. Okul dışı öğrenmenin okulda gerçekleşen öğrenme sürecini önemli oranda etkilediği bilinmekle birlikte, okul dışında gerçekleştirilen eğitim etkinlikleri, okuldaki fen eğitim programıyla birlikte ele alındığında fen öğrenme ve öğretimine önemli katkılar sağladığı ortaya konulmuştur (Luehmann, 2009). Fen Bilimleri eğitimi alanında özellikle öğrenme aktivitelerinin okul ile sınırlandırılmaması ve yakın çevrenin de etkili olarak öğrenme sürecinde kullanılması gerekmektedir. Böylece her öğrenci için zengin öğrenme fırsatları oluşturulmuş olur. Bireysel özellikler göz önüne alındığında, okul eğitim programı içerisinde gerektiği ölçüde gelişemeyen öğrencilerin eğitiminde de okul dışı eğitim ortamları etkili olmaktadır (Çalıkoğlu, 2014). Ayrıca okul dışı öğrenme alanları, öğrenciler için pekiştirici bir role sahiptir. Öğretmenler de okul dışı öğrenme yaşantılarının tüm öğrenciler için daha etkili olduğunu düşünmelerine rağmen, okul dışı öğrenme ortamlarından endişe duydukları bilinmektedir (Tatar & Bağrıyanık, 2012). Bu durumun ortaya çıkmasında iki önemli faktörün etkili olduğu söylenebilir. İlk olarak, öğretmenlerin çoğunluğunun formal eğitim anlayışına yakın olmaları ve okul dışı öğrenme alanlarında bir rehbere veya uzmana ihtiyaç duymalarıdır (Faria & Chagas, 2013). Öğretmen eğitim programlarında okul dışı öğrenme ile ilgili bir içeriğin bulunmaması bu durumun ortaya çıkmasında etkili olmaktadır. Okul dışı öğrenme alanlarının okul öğrenmeleriyle birleştirilmesi geçmişten günümüze kadar bir ihtiyaç olarak süregelmiştir. Yaparak-yaşayarak öğrenme açısından da okul dışı öğrenme alanlarının okul öğrenmeleriyle bir bütün olarak ele alınması gerekir. Bu doğrultuda okul dışı öğrenme alanlarıyla okul eğitim programı üç farklı şekilde ilişkilendirilebilmektedir (Stocklmayer ve ark. 2010).

    a. Eğitim programı ve okul dışı alanların bağlantısız olması:
    Okulun fen eğitiminde tek kaynak görülmesi ve okul dışı alanın bir eğlence hizmeti şeklinde kabul edilmesidir. Bu algı her iki alanın öğrenci ve eğitimciler tarafından, eğitimsel olarak ilişkilendirilmesini zorlaştırmaktadır. 

    b. Okulun temel olarak kabul edilmesi ve okul dışı alanların zaman zaman kullanılması: 
    Okul dışı zamanlarda bilim merkezleri ve diğer okul dışı öğrenme ortamlarında etkinliklerin yapılması veya öğrenme içerikleriyle ilişkilendirilmeden yapılan etkinlikler bu gruba girmektedir. 

    c. Okul dışı alanların eğitim programına dönük olarak tam kapasite kullanılması: Günlük hayat, okul ve okul dışı alanlarda bir üçlü öğrenme alanı olarak kullanılmasıdır. Yaşam boyu öğrenme becerilerinin kazanılması açısından her üç öğrenme alanı birliktelik içinde ele alınması gerekir. 

    Günlük yaşamla ilişkilendirilen eğitim programlarında ise yaparak, yaşayarak öğrenme içinde okul dışı alanların eğitim programlarında yoğun olarak yer alması gerekmektedir. Diğer bir çalışmada ise okul dışı öğrenme alanlarının okul öğrenmeleriyle dört farklı şekilde ilişkilendirildiği ortaya konulmuştur (Mahony, 2010). Bu ilişkilendirme, öğrenme süreçleri ve ortam özellikleri dikkate alınarak yapılmıştır.

      I II
    Okul Dışı Öğrenme Süreci Okul Dışı Ortamda Gerçekleşen Okul Ortamında Gerçekleşen
    Okul Dışı Öğrenme Deneyimleri Okul Dışı Öğrenme Deneyimleri
    III IV
    Okulda Öğrenme Süreci Okul Dışı Ortamda Gerçekleşen Okul Ortamında Gerçekleşen
    Okul Öğrenme Deneyimleri Okul Öğrenme Deneyimleri
    Okul Dışı Ortamlar Okul Ortamı

    I. Okul dışı öğrenme ortamlarında gerçekleşen etkinliklerin eğitim programlarından bağımsız olarak bireysel veya bir grup içinde gerçekleşir. Başarı öz düzenleme becerileriyle ilgilidir. Öğrenmeler, okul eğitim programından bağımsız olarak gerçekleşir. Bu durum da okul öğrenmelerin desteklenmesi kadar olumsuz etki yaratması da mümkündür. 

    II. Okul ortamında gerçekleşen okul dışı öğrenme etkinlikleri ise okulda gerçekleşen ve eğitim programından bağımsız olarak yapılan etkinlikleri kapsamaktadır. Okul ortamında hazırlanan gezici sergi ve müze etkinlikleri bu gruba girmektedir. 

    III. Öğrenci okul dışındadır, fakat okul ortamında olduğu gibi çalışır, çalışma kağıtları ve okulda gerçekleştirdikleri etkinlikleri okul dışı ortamda gerçekleştirirler. Çoğunlukla okul dönemi öğrencilerin programlı olarak okul dışında yaptığı eğitimleri kapsamaktadır. 

    IV. Öğrenciler sınıf ortamında öğrenme süreçlerine dahil olurlar. Öğretim programına uygun olarak öğrenme okul sınırlarında gerçekleşir. Geleneksel öğrenme bu şekilde gerçekleşmektedir. 

    Okul ve okul dışı öğrenme alanlarının ilişkilendirilmesiyle ilgili her iki yaklaşımda da geleneksel yaklaşımda okul dışı öğrenme alanlarının yer almadığı görülmektedir. Her iki alanın bir bütün olarak ele alınmasında ise öğretmenlerin belirleyici olduğu bir gerçektir. Öğretmenlerin okul dışı alanları eğitim programına dönük olarak kullanmalarında tecrübeleri kadar algıları da belirleyici bir rol üstlenmektedir. Öğretmenlerin okul dışı alanlara çok fazla yönelmek istememelerinin ve bu alanları etkili bir şekilde okul programıyla ilişkilendirememelerinin diğer bir önemli nedeni ise; burada gerçekleşen öğrenme yaşantılarının okul eğitim programına katkı sağlamayacağı düşüncesidir (Stern, Wright & Powell, 2012). Bu durum da okul dışı öğrenme alanlarının fen eğitimine katkısının somut bir şekilde sunulmasını gerektirmektedir. 

    Fen eğitiminde okul dışı alanlarda yapılan çalışmalarla, öğrenciler çoğu zaman okul ortamında karşılaşmadıkları gerçek olayları gözlemleme ve bilimsel çıkarımlar yapma konusunda fırsatlar sunmaktadır (Kelly, 2000). Ayrıca okul dışı öğrenme alanlarının eğitim programıyla ilişkilendirilmesinin öğrencilere katkısı, Bell ve arkadaşlarının (2009) yaptığı çalışmada şu şekilde vurgulanmaktadır;

    • Doğayı ve fiziksel ortamları heyecan veren deneyimler yaşayarak, ilgi ve motivasyon ile öğrenir.
    • Bilim öğrenmede anlama, hatırlama, kavramları kullanma, bilimsel tartışma becerilerini geliştirir.
    • Doğayı ve fiziksel ortamlara ilişkin bilgileri test eder, hipotezler oluşturur, sorular sorar, gözlem yapar
    • Kendi öğrenme sürecine bilimi, kavram öğrenme ve tanıma şeklinde aktarır.
    • Farklı kişilerle, bilimsel etkinlikler yaparak bilimsel iletişimde bulunur.
    • Kendini bilim öğrenme alanında değerlendirir ve kendine ait bilimsel bir kimlik oluşturur.

    Eğitim programı içerisinde yer alan bu kazanımlar, fen eğitiminde hayat boyu öğrenme ve üst düzey becerilere hitap etmesi açısından oldukça önemlidir. Bununla birlikte, okul dışı ortamda öğrenen için tanımlanan bu davranışlar öğrenci merkezli eğitim ve yapılandırmacılıkla da örtüşmektedir. Günümüz eğitim programlarında ön plana çıkan bu kazanımların elde edilmesi, eğitim programı içerisinde okul dışı öğrenmenin yer almasıyla mümkün olacaktır.

  • Dijitalleşen dünyada gelişmiş ve strateji geliştiren ülkelerin sömürüsünde kalmamak için tüketici bireylerden çok üretici bireylere ihtiyaç duyulmaktadır. Çağın gereksinimlerini karşılamak için gelişen Bilim ve Teknolojideki değişimlerine paralel olarak stratejik adımlar atılması gerekmektedir. Bu bağlamda daha üretici bireyler ortaya çıkması amacıyla bir eğitim sistemi ortaya çıkmıştır. STEM (science, technology, engineering, maths) eğitimi disiplinler arası ve uygulamaya yönelik yaklaşımı içeren fen, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi dört önemli disiplinin birbirleriyle entegrasyonunu hedefleyen bir öğretim sistemidir. 

    Erken yaşta çocukların üretim odaklı becerileri kazandırmalarını hedef ederek eğitim sistemlerine entegre etmişlerdir. Amaç ise; Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik alanlarını iç içe kullanarak yeni bir ürün ortaya koyarak ülkelerinin ekonomisine fayda sağlamaktır. Bu bağlamda düşünüldüğünde ülke geleceğinde aktif rol üstlenmesidir. STEM eğitiminin iki temel amacı olduğunu belirtebiliriz. Bu amaçlardan birincisi, üniversite düzeyinde bu disiplinlerde meslek seçecek öğrenci sayısını arttırmak, ikincisi ise öğrencilerin fen, teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerindeki temel bilgi düzeylerini arttırarak bu disiplinler ile ilgili problemleri çözmek için günlük yaşamlarında yaratıcı çözümler uygulamalarını sağlamaktır. Özet olarak belirtirsek STEM eğitimi; Meslek seçiminde yardımcı olmak ve disiplinler arası bir öğrenim yaklaşımı olarak belirtebiliriz. Eğitimdeki en önemli kazanımı ise teorideki veriler doğrultusunda ve 21. Yüzyıl becerilerine yatkın yeni ürün ortaya koymaktır.

    STEM EĞİTİMİNİN ÖĞRENCİLERE FAYDASI NELERDİR?

    • Eğitim programının içeriğini canlandırıcı bir öğrenme ortamı sağlar.
    • Öğrencilerin yeni buluşlar keşfetmesini, olaylar arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamaları olanağını sağlar.
    • Yeni ürün ortaya koyarak, ekosisteme katkı sağlar.
    • İşbirliği ve bağımsız çalışma yoluyla öğrencilerin özgüven ve öz yeterliliğini geliştirir.
    • Öğrencileri esneklik ve güven içinde düşünmeye teşvik eder.
    • Yüzyıl becerilerini kazandırmaya olanak sağlar.
    • Karşılaştıkları sorunlara daha kısa ve çözümler üretmeyi sağlar.
    • Öğrenme motivasyonunu artırır.
    • Tasarım odaklı düşünme ve yenilikçi olmayı sağlar.
e