Günlük hayatımız kullanımı basit ama arkasında bilim ve teknolojinin en ileri uygulamalarını barındıran cihazlarla dolu. Aslında tüm hayatımız böyle. Örneğin ışık, ses, sıcaklık gibi kavramları çok sık kullanıyoruz ama bu kavramların ne olduğunu kendimize sorduğumuzda muhtemelen cevap veremiyoruz. İşte bu farkındalığı son 3 yıldır öğrencilerimle paylaşmaya çalışıyorum. Işık kavramını hayatında duymayan yoktur. Peki duymuş olmamız veya bu kavramı kullanıyor olmamız bizim gerçekten bu kavramı bildiğimizi gösteriyor mu?

Burada ki temel sorun bilimsel bir dil kullanmaya yatkın olmamamız mı? Yoksa gerçekten ışık kavramını bilmiyor olmamız mı? Yoksa aslında biliyor olduğumuzu sanmamız mı?

Size ilginç gelebilir ama biz sınfta “bilmiyorum” diyen öğrencilere puan veriyoruz. Çünkü her öğrenci grubuna bu kavramları başta bilip bilmediklerini soruyoruz. Çoğunlukla tüm parmaklar biliyorum yönünde kalkıyor. Onlardan tarif etmelerini istediğimizde ise herkes birbirine bakıyor ve çoğunlukla cevap gelmiyor. Bu antremanı uzun süredir sınıflarımızda uyguluyoruz ve artık parmaklar bilmiyorum yönünde kalkıyor.

Son çalışmamız da ışığın kırılması ile ilgili oldu. Artık konuya başlarken öğrencilerimiz ışığın ne olduğunu billmediklerinin farkındalığına sahiptiler. Sadece farkına varamadığımız bizimde bu şekilde bildiğimizi sandığımız olgulara sahip olmamızdı.

Öğrencilerimize ışığın yoğunluğu farklı bir ortamdan başka bir ortama açılı şekilde geçiş yaparken yön değiştirdiğini, yani kırıldığını anlattık. Hatta daha iyi anlaşılması için deneylerle ışığın kırıldığını gözlemledik. Güzel anlar ise bundan sonra başladı. Bir öğrencimiz parmak kaldırarak ışığın neden kırıldığını sordu. Cevabımız ise ışığın farklı ortamlarda geçerken hızında değişiklik olması nedeniyle kırıldığı oldu. Öğrencimiz hocam neden hız değiştirir diye sordu. Yine cevabımız, ortamların yoğunluğunun farklı olmasından kaynaklandığı ve yoğun ortamda daha yavaş ilerilediği oldu. Öğrencimiz ikna olmuştu ama ben olmadım. Veya öğrencimizinde ikna olduğunu sandım. Aslında yıllardır öğrencilerde gördüğüm “bildiğini sanmak” durumu bende de vardı. Hemen araştırmalıydım. Işık neden kırılıyor?

Google a “ışık neden kırılır?” diye yazdığımda çıkan ilk 20 sayfada ışığın ortam değiştirirken kırıldığı yazıyordu. Bu durum bizim eğitim kaynaklarımızın araştırma-sorgulama temelli öğrenmeyi ne kadar desteklediğini gösterir miydi? Cevap bulamayınca farklı dillerde kaynakları araştırdım ve aslında bu konu ile ilgili farklı kültürlerden bir çok kişinin tartıştığı platformlar olduğunu gördüm. Bizim acaba bu boş işler için zamanımız mı yoktu? Yoksa aldığımızı sandığımız eğitim ile mi ilgiliydi?

Bu yazının sonunda bir cevap bulamıyacaksınız veya bir sonuç. Çünkü o zaman ön yargılar ve bildiğini sanma durumları yaşıyoruz.

Peki sizde merak ediyor musunuz ışık neden kırılıyor?